İşte dünyayı sarsan 50 gerçek;
- Bir Japon kadını ortalama 84 yıl, bir Botswanalı kadın sadece 39 yıl yaşıyor.
- Rusya'da yılda 12 binin üzerinde kadın aile içi şiddet sonucunda hayatını kaybediyor.
- 15 yaşındaki İngilizlerin yarısı uyuşturucu kullanmış, dörtte biri sigara içiyor. - Dünyadaki obez nüfusun üçte biri, gelişmekte olan ülkelerde yaşıyor.
- ABD ve İngiltere, gelişmiş ülkeler arasında en yüksek erken hamilelik oranına sahip.
- Çin'de 44 milyon kadın kayıp.
- Brezilya'daki Avon kadınlarının sayısı, asker sayısından fazla.
- 2002'de idamların yüzde 81'i ABD, Çin ve İran'da gerçekleşti.
- İngiliz süpermarketleri, müşterileri hakkında hükümetten daha fazla bilgiye sahip.
- AB'deki her inek için verilen günlük 2.50 dolarlık sübvansiyon, Afrika'nın yüzde 75'inin günlük geçiminden daha fazla.
- 70'in üzerindeki ülkede aynı cinsten iki kişinin ilişkisi yasak,9'unda ise cezası ölüm.
- Dünya nüfusunun beşte biri, günlük 1 dolarında altında gelirle yaşıyor.
- 1 yılda 13.2 milyon Amerikalı, estetik ameliyat yaptırdı.
- Kara mayınları nedeniyle saatte bir insan ölüyor ve sakat kalıyor.
- Hindistan'da 44 milyon çocuk işçi var.
- Sanayileşmiş ülkelerde insanlar, günde 6-7 kg katkı maddesi yiyor.
- Dünyanın en çok kazanan sporcusu golfçu Tiger Woods, yılda 78 milyon dolar, yani saniyede 148 dolar kazanıyor.
- Amerikalı 7 milyon kadın, 1 milyon erkek yeme bozukluğu çekiyor.
- Washington'daki lobi endüstrisinde 67 bin kişi, her seçilmiş kongre üyesi için 125 kişi çalışıyor.
- Motorlu araçlar dakikada 2 insanı öldürüyor.
- 1977'den bu yana ABD'deki kürtaj kliniklerinde 80 bin şiddet ve taciz vakası yaşandı.
- Mc Donalds'ın altın kemerini tanıyanların sayısı, Hıristiyan tacını tanıyanlardan fazla.
- Kenya'da bir ailenin gelirinin üçte biri rüşvete gidiyor.
- Dünyadaki yasadışı uyuşturucu pazarı 400 milyar dolar.
- Amerikalıların üçte biri, uzaylıların geldiğine inanıyor.
- 150'den fazla ülkede işkence var.
- Her gün dünya nüfusunun yedide biri, yani 800 milyon insan aç kalıyor.
- Amerikalı siyah erkeklerin hapse girme ihtimali, yüzde 33.
- Dünyanın üçte biri savaş halinde.
- Petrol rezervleri 2040'da tükenebilir.
- Sigara içenlerin yüzde 82'si gelişmekte olan ülkelerde yaşıyor.
- Dünya nüfusunun yüzde 70'i, bugüne dek hiç çevir sesi duymadı.
- Silahlı çatışmaların dörtte biri, doğal kaynakları ele geçirmek için yaşanıyor.
- Afrika'da 30 milyon kişi AIDS.
- Her yıl 10 dil ölüyor.
- İntiharla ölenlerin sayısı, çatışmalarda ölenlerden fazla.
- ABD'de her hafta ortalama 88 öğrenci sınıfa silah getiriyor.
- Dünyada en az 300 bin düşünce suçlusu var.
- Her yıl 2 milyon genç kız ve kadın sünnet ediliyor.
- Silahlı çatışmalarda 300 bin çocuk asker savaşıyor.
- İngiltere'de 2001 seçimlerinde 26 milyon kişi, Pop Idol'un ilk sezonunda 32 milyon kişi oy kullandı.
- ABD, pornografiye yılda 10 milyar dolar harcıyor.
- ABD, "haydut devlet" diye ilan ettiği 7 ülkeden 33 kat daha fazla askeri harcama yapıyor.
- Dünyada 27 milyon köle var.
- Amerikalılar çöpe saatte 2.5 milyon plastik şişe atıyor, yani her üç haftada bir Ay'a ulaşmaya yetecek uzunlukta şişe birikiyor.
- Sıradan bir İngiliz, günde yaklaşık 300 defa kameraya yakalanıyor.
- Her yıl 120 bin kadın veya genç kız, Batı Avrupa'ya satılıyor.
- Yeni Zelanda'dan İngiltere'ye uçakla getirilen bir tane kivi, atmosfere kendi ağırlığının 5 katı sera gazı salıyor.
- ABD'nin, BM'ye 1 milyar dolardan fazla borcu var.
- Yoksul aile çocuklarının psikolojik sorun yaşama ihtimali, zengin aile çocuklarına göre 3 kat daha fazla.
20 Ocak 2008 Pazar
TAŞ BEBEK
46 yıl hamile kaldı. Ağrılarla doktora gitti. Ultrasondan sonra çıkan sonuç şaşırttı.
1955'te, Kazablanka'nın biraz dışındaki bir köyde yaşayan Zehra Ebu Talip adlı Fas`li kadın ilk çocuğuna hamile kalır. Doğuma 48 saat kala büyük bir acı içinde kıvranan Zehra hastaneye kaldırılır.
Doktorlar, doğumun ancak sezeryanla gerçekleşebileceğini anne adayına bildirirler. Bu konuşmadan hemen sonra Zehra hastanede baska bir kadının sezeryanla doğum yaparken öldüğüne şahit olur. Aynı durumun kendi başına da geleceği korkusuyla hastaneden kaçar.
Devam eden günlerde, Zehra büyük doğum sancıları çeker ve bebek halen anne karnındadır. Birkaç gün sonra bebek hareket etmeyi keser ve acı diner.
Fas geleneklerine göre, bebek anne karnında sırf annenin onurunu korumak için uyuyabilir. Zehra da bu mistisizme inanır. Bebeğinin uykuya daldığına inanır ve hamileliği aklından silip çıkarır. 3 çocuk evlat edinir, kendisine torunlar bahşedilir.
Aradan çok uzun zaman geçer. Zehra 75 yaşına gelmiş ve acıları yeniden başlamıştır. Evlatlıklarından biri bu durumdan endişelenir ve annesini hemen bir uzmana, Rabat'a götürür. Doktor karın şişkinliğinin yumurtalıktan kaynaklanan bir tümörden dolayı olduğunu düşünerek, Zehra'ya ultrason çekimini uygun görür. Ultrason sonucunda kendisinin de açıklayamadığı bir kütle olduğunu görür ve Zehra`yı bir radyograf uzmanına havale ederek onun da fikrini almak ister. İkinci bir uzman incelemesinden sonra karın bölgesindeki kireçlenmiş kütlenin 46 yıl önce Zehra'nin hamile kaldığı bebeği olduğu anlaşılır.
Yumurtalar anne karnında anormal bir yerde (ektopik) döllenmiştir. Büyüyen cenin karın bölgesindeki plasenta'ya hayati organlarıyla tutunmuş ve bu gelişimi devam ettirmiştir.
Doktorlar ceninin anne karnından alınmasının ne kadar güvenli olacağı konusunda büyük bir sıkıntı yaşarlar. Cenin yaklaşık 4kg ağırlığında ve 42cm boyundadır.
Operasyon sonrasında ise ceninin tamamen taşlaştığı görülür. En şaşırtıcı olan ise ceninin kendi hayati organlarını ve karın duvarını eritip diş bölgenin sert bir cisim halini almasını sağlamasıdır.
4 saatlik başarılı bir operasyon sonrasinda cenin anne karnından çıkartılır.Ektopik hamilelikte eğer ölü cenin anne vücudu tarafından yeniden absorbe edilmeyecek kadar büyükse, cenin annenin bağışıklık sisteminden tamamen farklı bir beden halini alır.
Anne vücudu ise böyle bir durumda muhtemel enfeksiyonlardan korunmak için, cenini dokular öldüğünde ve kuruduğunda kireçli bir kılıfla kaplar. Kireç tabakası oluştuğunda, cenin yavaş yavaş taşlaşmaya doğru giderek sonunda taş bebek halini alır.
1955'te, Kazablanka'nın biraz dışındaki bir köyde yaşayan Zehra Ebu Talip adlı Fas`li kadın ilk çocuğuna hamile kalır. Doğuma 48 saat kala büyük bir acı içinde kıvranan Zehra hastaneye kaldırılır.
Doktorlar, doğumun ancak sezeryanla gerçekleşebileceğini anne adayına bildirirler. Bu konuşmadan hemen sonra Zehra hastanede baska bir kadının sezeryanla doğum yaparken öldüğüne şahit olur. Aynı durumun kendi başına da geleceği korkusuyla hastaneden kaçar.
Devam eden günlerde, Zehra büyük doğum sancıları çeker ve bebek halen anne karnındadır. Birkaç gün sonra bebek hareket etmeyi keser ve acı diner.
Fas geleneklerine göre, bebek anne karnında sırf annenin onurunu korumak için uyuyabilir. Zehra da bu mistisizme inanır. Bebeğinin uykuya daldığına inanır ve hamileliği aklından silip çıkarır. 3 çocuk evlat edinir, kendisine torunlar bahşedilir.
Aradan çok uzun zaman geçer. Zehra 75 yaşına gelmiş ve acıları yeniden başlamıştır. Evlatlıklarından biri bu durumdan endişelenir ve annesini hemen bir uzmana, Rabat'a götürür. Doktor karın şişkinliğinin yumurtalıktan kaynaklanan bir tümörden dolayı olduğunu düşünerek, Zehra'ya ultrason çekimini uygun görür. Ultrason sonucunda kendisinin de açıklayamadığı bir kütle olduğunu görür ve Zehra`yı bir radyograf uzmanına havale ederek onun da fikrini almak ister. İkinci bir uzman incelemesinden sonra karın bölgesindeki kireçlenmiş kütlenin 46 yıl önce Zehra'nin hamile kaldığı bebeği olduğu anlaşılır.
Yumurtalar anne karnında anormal bir yerde (ektopik) döllenmiştir. Büyüyen cenin karın bölgesindeki plasenta'ya hayati organlarıyla tutunmuş ve bu gelişimi devam ettirmiştir.
Doktorlar ceninin anne karnından alınmasının ne kadar güvenli olacağı konusunda büyük bir sıkıntı yaşarlar. Cenin yaklaşık 4kg ağırlığında ve 42cm boyundadır.
Operasyon sonrasında ise ceninin tamamen taşlaştığı görülür. En şaşırtıcı olan ise ceninin kendi hayati organlarını ve karın duvarını eritip diş bölgenin sert bir cisim halini almasını sağlamasıdır.
4 saatlik başarılı bir operasyon sonrasinda cenin anne karnından çıkartılır.Ektopik hamilelikte eğer ölü cenin anne vücudu tarafından yeniden absorbe edilmeyecek kadar büyükse, cenin annenin bağışıklık sisteminden tamamen farklı bir beden halini alır.
Anne vücudu ise böyle bir durumda muhtemel enfeksiyonlardan korunmak için, cenini dokular öldüğünde ve kuruduğunda kireçli bir kılıfla kaplar. Kireç tabakası oluştuğunda, cenin yavaş yavaş taşlaşmaya doğru giderek sonunda taş bebek halini alır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)